E-Bülten

Anket

  ORUÇLU KÖYÜ CAMİİ, ZEYTİNLİK MERKEZ CAMİİ, ZEYTİNLİK TÜRBELERİ, ORUÇLU KÖYÜ GÜMRÜK BİNASI, FERHATLI KÖPRÜSÜ VE BERTA KÖPRÜSÜ "ARTVİN BERTA KÖPRÜSÜ AÇIK HAVA KÜLTÜR VE SANAT GALERİSİ " ŞEKLİNDE PAKET OLARAK DÜZENLENSİN Mİ?

Hava Durumu

Döviz

1 $ = 3,87 TL
1 € = 4,57 TL
166643 Ziyaretçi

KÖPRÜYÜ NASIL KURTARACAĞIZ SORUSUNA TEKNİK OLARAK CEVAP

 

BERTA KÖPRÜSÜ - YOK OLAN TARİH !!

BİR TARİHİN KATLEDİLMESİ ADINA KÜÇÜK BİR TANIKLIK HİKAYESİ...

2007 yılı' nın Temmuz sonlarıydı galiba. Sıcak ve tozlu bir yaz sabahıydı. İstanbul' dan çıkalı neredeyse 24 saat olmuş yorgunluktan bitmiştik. Artvin' e yaklaştıkça her zamanki gibi heyecanımızın artması ve memleket özlemi bir nebzede olsa almıştı yorgunluğumuzu. Herkesin keyfi yerine gelmişti. Hayallerde Şavşat canlanmıştı bile: Ormanın yeşiliyle gökyüzünün mavisi arasına sıkışmış, ressamların elinden çıkmışçasına ihtişamlı bir tabiat harikası.

Artvin Köprüsü' ünden Şavşat' a doğru gitmeye çalışırken Deriner Barajı inşaatı dolayısıyla kartal yuvası gibi dağların tepelerin yamacına yapılmış, yılan gibi kıvrılan ve arka arkaya gelen virajları dönerek önce tepelere tırmanıyoruz, arkasından inmeye başlıyoruz. En az çıkışı kadar zor bir iniş macerasından sonra rahatlıyoruz. Artık Çoruh' u besleyen kollardan biri olan BERTA Suyu vadisinin dibindeyiz. Bu noktadan sonra yolumuz direk vadinin içinden Şavşat' a doğru gidiyor. Yaklaştık artık memlekete az kaldı ha gayret. .

Şavşat yoluna düştüğümüzde hemen yolun başlangıcında dere üzerinde tarihi BERTA KÖPRÜSÜ' nü gözümüz arıyor. O bölgenin birçok tarihi yapısından birisi bu köprü.  Üzerinde kitabesi bulunmayan köprünün kesin olarak hangi tarihte inşa edildiği bilinmemekle birlikte tarihçilerin tahminlerine göre 1878 ' de Artvin' in Rus' lara terk edilmesinden önce stratejik öneminden dolayı Osmanlı' lar tarafından yapıldığı düşünülmektedir.

Mutluyuz, huzurluyuz, keyifliyiz. Ta ki o ana kadar. Gördüğümüz manzaradan sonra herkeste kısa süreli bir şaşkınlık ve sessizlik.  Ne olup bittiğini anlamaya çalışıyoruz. Manzara aynen şöyle;  tarihi BERTA KÖPRÜSÜ' nün yaklaşık 300-400m üstünde yol çalışması yapan bir inşaat makinesi yol' u kazıyor ve düzeltmeler yapıyor. Bu esnada çıkan hafriyat, taş, kaya ne varsa hepsini dere yatağına doğru yuvarlıyor.  Tabi ki bütün bu taş ve toprak direkt köprü' nün üzerine yüksekten düşmeleri nedeniyle şiddetli bir şekilde çarpıyor ve ciddi zararlar veriyor.  Bir süre bu manzarayı böyle izledikten sonra sessizlik bozuluyor. İlk yorumu kardeşim yapıyor: " Yok canım" diyor. "Bu kadar da olmaz, kesin yanlışlık var bu işte. Bile bile tarihi bir taş köprüye bunu yapmazlar herhalde" Arkasından eşim yorum yapıyor: " Yok yok kesin yanlışlık var. İnşaat makinesini kullanan operatör ' ün dikkatsizliği bu. Bilerek yapmamıştır" Aradan geçen 10 dk.' lık süre zarfında ben herhangi bir yorum yapmadım. Sadece görmüş olduğunuz fotoğrafları çektim içim kan ağlayarak. Ve izledim sadece. Gerçekler bir tokat gibi suratımda patlamıştı adeta. Aslında hepimiz gerçeğin ne olduğunu anlamıştık ama yaptığımız yorumlarla kendi kendimizi kandırıyorduk.  Neydi gerçekler? Gerçekler şuydu:  Kimsenin köprüyü, tarihi, atayı, dedeyi geçmişi falan umursadığı yoktu ne yazık ki. O kadar umursamıyorlardı ki bırakın bir karayolları yetkilisinin orada bulunmasını, çalışma yapan inşaat makinesi orada tekti ve istediği her şeyi yapmakta özgürdü. Kimse ona "aşağıda tarihi bir köprü var, ona göre çalış ve dikkat et " dememişti ve operatörün çalışmasını denetlemeye dahi tenezzül etmemişti.

Bir süre daha bu acı manzarayı izledikten sonra içimiz acı ve öfke dolu oradan uzaklaştık BERTA KÖPRÜSÜ'nü geride bırakarak. Elimizden bir şey gelmediği için kahrolduk. Annesinden ayrılan bir çocuğun kimsesizliği ve çaresizliği vardı üzerinde. Dili olsa "kurtarın" beni diye bağıracaktı belki arkamızdan. Ve gerçekten düşünebilseydi ne düşünürdü acaba? Yılların yıkamadığı ve nice sevenleri dere' nin iki ucuna köprü kurup kavuşturan o yaşlı yapı;   rüzgarların, suyun ve üzerinden gelip geçen nice insanların yıpratamadığı o taş gövde şimdi kim tarafından yıkılmaktaydı? Bu sorunu cevabı ne kadar acı değil mi?

Ve aradan yıllar geçti. Daha sonra "Yetkili" lerden öğrendik ki  "zaten köprü Deriner Barajı'nın suları altında kalacakmış"!!  Çoktan feda edilmiş yani. Asıl vahim olanı ise kişisel çabalarıyla köprüyü kurtarmaya çalışan(başka bir yere taşınması ile ilgili hukuki mücadele devam etmektedir) insanlara devlet yetkilisinin verdiği cevaptır." Merak etmeyin siz  bu köprü suyun altında dışarıdan daha iyi korunur!!!"

Sözün bittiği yer..Başka ne söylenebilir?

 

BERTA KÖPRÜSÜ' NÜN YERİNDEN SÖKÜLEREK BAŞKA BİR BÖLGEYE TAŞINMASI'NIN TEKNİK ANALİZİ

Yukarıda değindiğimiz gibi "köprünün kurtarılması" için düşünülen köprünün başka bir yere taşınması düşüncesini çok detaya girmeden analiz etmeye çalıştım.

Öncelikli olarak köprünün ölçülerine göre yaklaşık ağırlığını hesaplayalım. Köprü inşaatında kullanılan tüm taşların dolu olduğunu düşünürsek eğer(içinde boşluk yoksa) yaklaşık ağırlığı 4.500 ile 5.000 ton arasında çıkmaktadır. Buna karşılık aldığım bazı duyumlara göre köprünün içinin boş olduğu söylenmektedir. Boşluk oranını şu anda hesaplama imkanımız olmadığına göre yine tahminlerden yola çıkarsak gövdenin içinin belli miktarda boş olması yaklaşık olarak %50' lik bir kısma tekabül eder. Bu durumda köprü ağırlığının yaklaşık olarak  2.500-3.000 ton civarında olduğunu söyleyebiliriz.

Köprünün yaklaşık tonajını belirledikten sonra ikinci aşamada ise Türkiye' de mevcut olan en yüksek kapasiteli Teleskobik Vinç' leri araştırdım. Araştırmamın sonucuna göre şu anda Türkiye' deki en büyük kapasiteli Teleskobik Vinç 800 ton kapasiteli olup İstanbul' da bir firmada bulunmakta ve istenildiğinde kiralama yöntemiyle kullanılabilmektedir. Bu vinç ile ilgili montaj resmi ve yük kaldırma grafiği aşağıda verilmiştir.(Bknz. Şekil-1)

Bu firma aynı zamanda istenirse taşıma için TIR' da temin edebilmektedir(Bknz. Şekil-3)

Şekil-1 ) 800 TON KAPASİTELİ TELESKOBİK VİNÇ İÇİN MONTAJ RESMİ VE YÜK KALDIRMA YÜKSEKLİĞİ GRAFİĞİ

 

Üçüncü aşamada köprüyü kaç parçaya bölerek yerinden çıkaracağımızı düşünelim. Vinc' imizin max. tonajı 800 ton ve köprünün yaklaşık olarak ağırlığı 3.000 ton civarında olduğuna göre köprüyü 4 parça olarak kesmek şu anda uygun gibi görünmektedir(Kesim noktalarının köprü gözlerine denk gelmesi durumunda yapının tahminlerden daha çok hasara uğrayacağı düşünülerek bu bölgeleri atlayarak kesim yapılması daha uygun olabilir. Bu durumda kesim noktası daha fazla çıkmaktadır. Aşağıdaki fotoğrafta köprü resmi üzerinde tahmini  kesim noktaları işaretlenmiştir)Bknz. Şekil-2

 

Şekil-2 ) BERTA KÖPRÜ'SÜ ÜZERİNDEKİ TAHMİNİ KESİM NOKTALARI

 

KESME ve YÜKLEME AŞAMASI

Dördüncü aşamadaki problemimiz ise bu tarihi yapıya zarar vermeden nasıl keseceğimizdir. Başlangıçta bu işlem çok zor gibi görünse de şu anki teknolojik imkanlarla hiç de zor değildir. Bu kesme işleminin en yakın zamandaki örnek uygulaması Kars' daki "İnsanlık Heykeli" nin kesilerek yıkılması projesidir. Bu heykel, günümüzün beton teknolojisi kullanılarak yapılan mukavemeti yüksek çok sert bir beton yapıydı.  Bu yapı en üst noktadan itibaren parça parça ELMAS UÇLU TESTERE ile kesilerek vinç ile yere indirildi ve başka bir yere nakil edildi. Köprünün taşları ise eski olması nedeniyle kesinlikle heykelden daha yumuşaktır ve kesimi daha kolaydır. Sonuç olarak Kars Heykeli' nin kesim teknolojisi kullanılarak bu köprü zarar vermeden çok rahat bir şekilde kesilerek yerinden çıkarılabilir ve uygun ölçülerdeki tır' lara vinç ile yüklenerek istenilen yere taşınabilir(Bknz. Şekil-3)

 

 

 

Şekil-3 ) ÖRNEK VİNÇ UYGULAMASI(KALDIRMA VE TIR' A YÜKLEME AŞAMASI)

 

SONUÇ OLARAK söyleyebiliriz ki şu anda BERTA KÖPRÜSÜ' nün Baraj Bölgesi' nin dışına taşınması düşüncesi kesinlikle bir hayal olmayıp, teknik olarak hiçbir problem' i barındırmayan çok mantıklı bir projedir.Ve bu projeyi başından sonuna kadar uygulayacak inşaat firmaları Türkiye' de mevcuttur. Bu projenin en yakın muadili örneği ise  yukarıda değindiğim gibi KARS HEYKELİ SÖKÜM İŞİ' dir. Üstelik bu heykelin söküm işi BERTA PROJESİ' inden daha zor bir proje idi.

SON SÖZ: Bu tarihi eserler hepimizin , sahip çıkalım. Yoksa çocuklarıma gösterecek birşeyimiz kalmayacak. Unutmayalım ki geçmişte yaptığımız hatalardan dolayı batılı tarihçilerin ülkemizden çaldıkları tarihi eserlerimizi şu anda Amerika' daki ve Avrupa' daki müzelerden topluyoruz daha doğrusu toplamaya çalışıyoruz. Ne acı bir  durumdur ki devlet yetkililerimiz  bu olaylardan ders çıkarmak bir yana şu anda elimizdeki eserleri korumak için yeterince duyarlı davranmıyor.

Sadece bir avuç insanın verdiği kişisel mücadele ile bu işi yapmak gerçekten zor...

 

Barış ARİFOĞLU

Makine Mühendisi

PULS ELEKTRONİK MAKİNA SANAYİİ LTD.ŞTİ.

Yurt İçi Satış Müdürü