E-Bülten

Anket

  ORUÇLU KÖYÜ CAMİİ, ZEYTİNLİK MERKEZ CAMİİ, ZEYTİNLİK TÜRBELERİ, ORUÇLU KÖYÜ GÜMRÜK BİNASI, FERHATLI KÖPRÜSÜ VE BERTA KÖPRÜSÜ "ARTVİN BERTA KÖPRÜSÜ AÇIK HAVA KÜLTÜR VE SANAT GALERİSİ " ŞEKLİNDE PAKET OLARAK DÜZENLENSİN Mİ?

Hava Durumu

Döviz

1 $ = 3,53 TL
1 € = 4,15 TL
159395 Ziyaretçi

a) Berta Köprüsü b) Ferhatlı Köprüsü, c) Zeytinlik Merkez Camii, d) Oruçlu Köyü Camii, e) Şükrü Ağa Konağı(Rus Gümrük Binası), f) Aşağı ve Yukarı Kümbet-Dutlu Köyü

                                    20 YILDIR EKİLMEYEN BUĞDAY

               Bir gün önce 6 teneke Mısır, 2 teneke Ğmayi' de yetiştirdiğim buğdayı güneşte kurutarak ertesi gün Değirmende öğütmek için hazırladık. Değirmeni çalıştıran eski Muhtar Selahattin Çermik' i arayarak öğütme sırasına girdik. Sabah namazında bu yıl yaylaya giden 105 Yaşındaki  Zinnure Nene' nin Kukuentli) selası okundu. Üzüldük. Ama hayat devam ediyor. Mısır ve buğdayları öğütmek zorunda idik.                                  
               Arabaya yükleyerek Volkan, Nurbay abi ve ben (Zeki Kurt) hareket ettik. O gün saatler geri alınmıştı (27 Ekim 2013) Değirmene vardığımızda Selahattin Çermik'i değirmeni çalıştırmaya hazır(Dakiklik ve titizliği halen devam ediyor) olarak bizi bekler bulduk. Bu arada cenazenin Öğle üzeri kaldırılacağını öğrendik.Değirmenin tüm işlerini yaptık suyu kanala verdik. Değirmen Mısır öğütmeye başladı.
               Biz de abdestlerimizi alarak cenazeye gittik. Cenaze namazı kılındı. Cemaat dağıldı. Öbek öbek toplantılar yapıyorlar, günlük konuları konuşuyorlardı. Bir de baktım ki ne gördüm ?

                                  HALKIN ARASINDA DOLAŞAN CEYLAN(YABAN KEÇİSİ)

        Hayret. Ceylan(Yaban Keçisi)! ? ... Fesuphanallah... Yaban keçisi(Ceylan). Daha körpe. Ana olmamış. Halkın arasından çıktı bana doğru geliyor. Kendimi kontrol ettim. Hayal görmüyordum. 
        Sanki herkesle tokalaşıyor. Tek tek herkese HOŞ GELDİN diyordu. Ağzı ile ellerimizi yokluyor. Sonra bir başkasına geçiyordu.Sanki bize gelirken BANA NE GETİRDİNİZ - NİYE ELİ BOŞ GELDİNİZ - ÇIKOLATA  İSTER GİBİ  ellerimizi, ceplerimizi kontrol ediyordu. Bir anda halkın ilgisini çekti. Ben halen ŞOKU atlatamadım. Hayret ve şokla karışık olarak izliyordum.                Aman o da ne bir kişinin( bu keçi ile ilgili olarak Savcılıkta suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen bu kişi bana mesaj yollayarak  aynen " Zeki + bey +  uzaktan + kumandalığı + hiç + sevmem + lutfen + arama " diye mesaj çeken bu kişinin adını anmak istemiyorum- Kimse de ilgilenmek mecburiyetinde değil, mecbur eden de yoktu) karnına ön ayaklarını koydu, arka ayakları üzerinde kalktı. Sanki pelit ağacından yaprak koparmak ister gibi adamın yüzüne, burnuna ağzına götürüyor. Sanki sarmaş dolaş olmak istiyor, neden şimdiye kadar gelmediniz diye sitem ediyordu. Hipnoz olmuştuk.
       Az sonra 8 - 9 yaşlarında genç bir kız ile sarmaş - dolaş olduğunu görünce elimdeki fotoğraf makinesi ve kamera aklıma gelebildi. O ana kadar elimde kamera ve fotoğraf makinesi olduğu aklıma gelmedi. Tarihe tanık oluyordum. Ruyadan uyanmak istemiyordum. 
       Bundan sonra 2 dakikalık süre içinde Kameraya alabildim. Bahçeye doğru oynaya zıplaya daldı ve kayboldu.
       İstanbul' a geldiğimde herkese anlatmaya başladım. Meydancık' a giderken veya dönerken " 10 dk.nızı verin benim yerime de sevin. Ancak basına, avcılara ve ilgisiz kişilere konuyu açmayın"  dedim.
       Şavşat' ta o mahalleden olan Yücel ÇİÇEK' e de konuyu açtım. Haber alıyormusunuz, dedim. Bana,
       Zeki Abi bu Keçiyi(Ceylanı) götürdüler. dedi. Nereye sorunca iki ormancı Şavşat' a götürmüş dedi. 2 gün boyunca aradım. Milli Parklar Bölge sorumlusu Yüksel Ekinci' ye ulaştım. Aynı bilgiyi verdi. Hangi köye götürüldüğünü söyleyemedi. Bunu ancak Artvin' den öğrenebilirsin, dedi. Artvin' i aradım. Müdür yokmuş Başmühendis varmış. Haberi olmadığını söyledi. Müdür bey İl dışında,dedi.
       3 gün sonra aradım. Aynı başmühendis çıktı. Keçinin(Ceylan) Kafkasör' de etrafı çeperli olan emin bir yerde korunduğunu (!), söyledi. Halbuki bizde kayalıklarda yatıyor, evimize geliyor,  ahıra, mutfağa, yatak odasına giriyor, yemek yediğimiz balkona geliyor, bazen de evin bacasına çıkıyor, saclarda geziniyordu. Ona hiçbir engelleme - çeper - çit yoktu. Mahallenin bebeği gibi idi. Aradım. Müdür beyin geldiğini söylediler. Müdür beye sordum. Bana bu keçiyi(ceylanı) kendi imzası ve elleriyle ÇORUM' a gönderdiğini, orada doğal hayata alıştırılarak serbest bırakılacağını söyledi. BEYNİMDEN VURULDUM.
       1 - Fotoğrafta beraber görülen 8 - 9 yaşlarındak kızın 1 buçuk aydır sesli ağladığını, 
       2 - Ona alışık olduğu ve doğup büyüdüğü ve hiçbir engelin olmadığı yer dışında yaşayamayacığını, İlk bırakıldığı yerde ilk gören tarafından rahatlılkla AVLANABİLECEĞİNİ,
       3 - Köpek ve İnsanlardan kaçmadığı için ilk gün yakalanıp - kesileceğini,                                      4 - Hafta' nın 1 veya 2 gecesi ve gündüzünü ait olduğu sürü ile geçirdiğini, bu doğal hayat ve sürüden koparılmaması gerektiğini, sonra da mahalleye gelip her türlü özen ve titizlikle bakıldığnı, adeta ona yok yok(MASKOT OLARAK) olacak şekilde davranıldığını, her ihtiyacının karşılandığını,
       5 - Ancak genellikle halkın bu konuda ümitsiz olduğunu, birkaç ormancı(Milli Parkçı) tarafından ızgarasının-şişin yapıldığını, boşa kürek çektiğimi söylediklerini aktardım. Eğer bu yapıldı ise Çorum kadar duyarlı olamıyormuyuz, dedim.  Teminat verdi. Göreceğiz.                                          6 - Sorduğumda kendisinin de ,  Milli Parklar Daire Başkanının da Meşeli Köyünden olduğunu, kendilerinin bu işin takıpçisi olduklarını söyledi, müdür bey.  
             Bekliyoruz.
                      Kalbı taşlaşmayan herkesi bu konuda duyarlı olmaya, takipçi olmaya davet ediyor, diğerlerini de gölge etmesinler, duygularımızla oynamasınlar başka ihsan istemediğimizi özellikle uyarıyorum. Saygı ve sevgilerimle, Zeki KURT